Categories
Klinik Obezite

KO-E-67 Uyku apnesi

Uyku apnesi

Uyku apnesi 

Obstrüktif uyku apnesi (OSA) veya kısa adıyla uyku apnesi, uyku sırasında solunumun kısa süreyle ve tekrar tekrar durduğu bir uyku bozukluğudur. “Apne”, en az on saniye süren bir solunum duraklamasını ifade eder. Nefes alma çabasına rağmen boğazın arkasındaki kaslar solunum yolunu açık tutamadığında meydana gelir.

Uyku apnesi, uykunun bölünmesine ve oksijen seviyelerinin düşmesine neden olabilir. Uyku apnesi olan kişilerde uykunun bölünmesi ve oksijensizlik durumu bir araya geldiğinde hipertansiyona, kalp hastalığına, duygudurum ve hafıza sorunlarına yol açabilir. Uyku apnesi ayrıca bilişsel açıdan dalgın bir şekilde araç kullanma riskini de artırır.

Uyku apnesinin iki tür solunum kesintisi özelliği vardır:

  • Apne: Boğazdaki kasların ve yumuşak dokuların gevşemesi ve solunum yolunun tamamen tıkanmasına neden olacak şekilde çökmesi; hava akışı 10 saniye veya daha uzun süreyle engellendiğinde apne olarak adlandırılır
  • Hipoapne: Hava akışını 10 saniye veya daha uzun süreyle %50’den daha fazla azaltan kısmi solunum yolu tıkanması

 

Obezite ve uyku apnesi

Başta erkekler olmak üzere klinik obezitesi bulunan insanların %80’inde uyku apnesi olduğu tahmin edilmektedir. Ancak milyonlarca insan bu durumun farkında değildir ve belirtilerini yanlış yorumlar.

Bariatrik cerrahinin uyku apnesinin şiddeti üzerindeki etkilerini araştıran çalışmalar yapılmıştır. Bariatrik cerrahi için bekleme listesinde olan hastalar her saat başı ciddi uyku apnesi eğilimi göstermiştir. Başarılı bir ameliyattan bir yıl sonra hastaların şiddetli düzeydeki obstrüktif indeks değerleri orta seviyeye gerilemiştir.

 

Categories
Klinik Obezite

KO-E-57 Obeziteye Giriş

Obeziteye Giriş

Obezite için cerrahi tedavi seçenekleri 

İster diğer hastalıklar (Dünya Sağlık Örgütü) için bir risk faktörü, ister bir hastalık (Dünya Obezite Federasyonu) olarak kabul ediliyor olsun, obezite hem etkilenen kişiler hem de toplum için ciddi bir sağlık sorunudur. Obezite, insanların sağlığını, sosyal ve psikolojik yaşamını olumsuz etkileyen aşırı yağ kütlesi olarak tanımlanır.

2016 yılında 18 yaş ve üzeri yetişkinlerin %39’u aşırı kilolu, %13’ü ise obez kategorisindeydi. Yakında Amerikan vatandaşlarının yaklaşık %50’si obez olarak kabul edilecek.

Vücut kitle indeksi (BMI)

Vücut kitle indeksi (BMI), yetişkinlerde aşırı kilo ve obeziteyi sınıflandırmak için yaygın olarak kullanılan basit bir kilo-boy oranı göstergesidir. Kilogram cinsinden kişinin kilosunun, metre cinsinden boyunun karesine bölünmesiyle (kg/m2) hesaplanır. Popülasyon için en kullanışlı aşırı kilo ve obezite ölçümünü sağlar; her cinsiyet ve yaştan yetişkinler için aynı şekilde hesaplanır.

30’un üzerindeki BMI değerleri obez olarak kabul edilir. BMI arttıkça obezitenin ciddiyeti de artar. BMI değeri 35’in üzerinde olan ve obeziteyle ilgili hastalıkları bulunan kişiler veya BMI değeri 40’ın üzerinde olan kişiler obezite ameliyatı için değerlendirilebilir.

Ciddi obezite durumunda bariatrik cerrahi adı verilen bir cerrahi çözüm bulunmaktadır. Aşağıdaki kriterlere sahip kişiler için uygulanır:

  • Vücut kitle indeksinin (BMI) 30 ve üzerinde olması veya BMI değeri 35 olup aynı zamanda tip 2 diyabet gibi ilişkili komplikasyonların bulunması
  • 18 ila 60 yaşında olmak
  • ameliyat için riskli psikiyatrik bozuklukların bulundurulmaması
  • Spesifik bir cerrahi risk taşımamak

Bariatrik cerrahi yalnızca kişinin birkaç ay boyunca özel tıbbi tedavi kullanarak (diyetin izlenmesi, fiziksel aktivite ve psikolojik tedavi) kilo vermeyi deneyip başarısız olması halinde değerlendirilecektir. Ameliyat kararı hasta ile tedaviyi uygulayacak doktor, cerrah, endokrinolog, beslenme uzmanı ve psikolog veya psikiyatrist arasındaki görüşmelerin sonucunda alınır.

Kilo verme hedefleri

Obezite tedavisinin amacı, sağlıklı bir kiloya ulaşmak ve bu kiloyu korumaktır. Yeme ve aktivite alışkanlıklarınızı anlamanıza ve bu alışkanlıklarda değişiklik yapmanıza yardımcı olmak için diyetisyen, psikolog veya obezite uzmanı da dahil olmak üzere sağlık uzmanlarından oluşan bir ekiple çalışmanız gerekebilir.

Bariatrik cerrahi, belirli bir zayıflama miktarını garanti etmez. Ameliyat, zayıflamanın katalizörüdür; kilo verme hedeflerine ulaşmak ise hastanın kendi sürecidir. Başarı, kişisel motivasyona ve etkili davranış değişikliğine bağlıdır.

Categories
SMS - Baria

Baria-E-57 Obeziteye Giriş

Obeziteye Giriş

İster diğer hastalıklar (Dünya Sağlık Örgütü) için bir risk faktörü, ister bir hastalık (Dünya Obezite Federasyonu) olarak kabul ediliyor olsun, obezite hem etkilenen kişiler hem de toplum için ciddi bir sağlık sorunudur. Obezite, insanların sağlığını, sosyal ve psikolojik yaşamını olumsuz etkileyen aşırı yağ kütlesi olarak tanımlanır.

2016 yılında 18 yaş ve üzeri yetişkinlerin %39’u aşırı kilolu, %13’ü ise obez kategorisindeydi. Yakında Amerikan vatandaşlarının yaklaşık %50’si obez olarak kabul edilecek.

Vücut kitle indeksi (BMI)

Vücut kitle indeksi (BMI), yetişkinlerde aşırı kilo ve obeziteyi sınıflandırmak için yaygın olarak kullanılan basit bir kilo-boy oranı göstergesidir. Kilogram cinsinden kişinin kilosunun, metre cinsinden boyunun karesine bölünmesiyle (kg/m2) hesaplanır. Popülasyon için en kullanışlı aşırı kilo ve obezite ölçümünü sağlar; her cinsiyet ve yaştan yetişkinler için aynı şekilde hesaplanır.

30’un üzerindeki BMI değerleri obez olarak kabul edilir. BMI arttıkça obezitenin ciddiyeti de artar. BMI değeri 35’in üzerinde olan ve obeziteyle ilgili hastalıkları bulunan kişiler veya BMI değeri 40’ın üzerinde olan kişiler obezite ameliyatı için değerlendirilebilir.

 

Categories
SMS - Baria

Baria-E-67 Uyku apnesi

Uyku apnesi

Obstrüktif uyku apnesi (OSA) veya kısa adıyla uyku apnesi, uyku sırasında solunumun kısa süreyle ve tekrar tekrar durduğu bir uyku bozukluğudur. “Apne”, en az on saniye süren bir solunum duraklamasını ifade eder. Nefes alma çabasına rağmen boğazın arkasındaki kaslar solunum yolunu açık tutamadığında meydana gelir.

 

Uyku apnesi, uykunun bölünmesine ve oksijen seviyelerinin düşmesine neden olabilir. Uyku apnesi olan kişilerde uykunun bölünmesi ve oksijensizlik durumu bir araya geldiğinde hipertansiyona, kalp hastalığına, duygudurum ve hafıza sorunlarına yol açabilir. Uyku apnesi ayrıca bilişsel açıdan dalgın bir şekilde araç kullanma riskini de artırır.

 

Uyku apnesinin iki tür solunum kesintisi özelliği vardır:

  • Apne: Boğazdaki kasların ve yumuşak dokuların gevşemesi ve solunum yolunun tamamen tıkanmasına neden olacak şekilde çökmesi; hava akışı 10 saniye veya daha uzun süreyle engellendiğinde apne olarak adlandırılır
  • Hipoapne: Hava akışını 10 saniye veya daha uzun süreyle %50’den daha fazla azaltan kısmi solunum yolu tıkanması

 

Obezite ve uyku apnesi

Başta erkekler olmak üzere klinik obezitesi bulunan insanların %80’inde uyku apnesi olduğu tahmin edilmektedir. Ancak milyonlarca insan bu durumun farkında değildir ve belirtilerini yanlış yorumlar.

Bariatrik cerrahinin uyku apnesinin şiddeti üzerindeki etkilerini araştıran çalışmalar yapılmıştır. Bariatrik cerrahi için bekleme listesinde olan hastalar her saat başı ciddi uyku apnesi eğilimi göstermiştir. Başarılı bir ameliyattan bir yıl sonra hastaların şiddetli düzeydeki obstrüktif indeks değerleri orta seviyeye gerilemiştir.

CPAP tedavisi

CPAP tedavisi, uyku apnesine yönelik en yaygın ve etkili tedavidir. Uyku apneniz varsa hastanede kaldığınız süre boyunca komplikasyonları azaltmak için doğru tedavi uygulanması önemlidir. Daha dinlendirici uyumak, gün içinde daha fazla enerjiye sahip olmak ve ameliyat sonuçlarınızı iyileştirmek için CPAP tedavinize en kısa sürede başlayın. Ameliyattan önce CPAP tedavisi kullanılırsa kilo verdikten sonra solunum yolu daha az kısıtlanacağı için daha az basınç gerekecektir.

CPAP tedavisi ihtiyacını ortadan kaldırmaya yetecek kadar kilo vermek mümkün olsa da yaygın durum bu değildir. Bariatrik cerrahi ve zayıflama tamamlandıktan sonra ciddiyeti ve CPAP gerekliliğini değerlendirmek için tekrar uyku çalışması gerçekleştirilmelidir.

OSA için ilk tedavi seçenekleri CPAP tedavisi kullanmaktır.