Categories
Klinik Obezite

KO-E-65: İlaç ve mineral uyumu

Ameliyattan sonra ilaçlar

Anti-reflü ilaçları

Ameliyat sonrasında sağlık ekibiniz en az 3 ay boyunca size anti-reflü ilaçları reçete edecektir. Bu ilaçlar optimum iyileşmeyi destekler, gastrik reflüyü önler ve gastrik baypas geçirdiyseniz anastomotik ülserleri engeller. 3 ay sonra sağlık ekibiniz, belirtilerinize ve geçirdiğiniz prosedüre göre bu ilaçları almaya devam etmeniz gerekip gerekmediğini değerlendirecektir.

Safra taşının önlenmesi

Hala safra keseniz varsa sağlık ekibiniz, safra taşı oluşumunu önlemek için 6 ay boyunca ursodeoksikolik asit reçete edebilir.

Diyabetiniz varsa

Ameliyattan sonraki günlerde fazla yemek yemeyeceğinizden diyabet tedaviniz kapiller glukoz değerinize uyarlanacaktır. Genellikle insülin dozları en az yarıya indirilir ve oral ilaçlar yalnızca gerektiğinde alınır. Diyabet tedavisinin uzun vadede nasıl uyarlanması gerektiğini belirlemek için takip döneminizde diyabet uzmanınızla iletişim halinde olun.

Diüretik alıyorsanız

Ameliyattan önce diüretik aldıysanız ameliyattan sonra çok daha az sıvı tüketeceğiniz ve dehidrasyon riskiniz yüksek olacağı için bu ilaçlardan kaçınmalısınız. Sağlık ekibiniz takip etmeniz gereken protokolü size belirtecektir.

CPAP kullanıyorsanız

Ameliyat için giriş yaparken CPAP (sürekli pozitif havayolu basıncı) cihazınızı kliniğe getirmeyi unutmayın. Ameliyattan önceki gece ve sonraki birkaç hafta boyunca bu cihaza ihtiyacınız olacak. Ciddi miktarda kilo verdikten sonra sağlık ekibiniz bu tedaviye hala ihtiyacınız olup olmadığını değerlendirecektir.

Vitamin alımına giriş

Bariatrik cerrahi vücudunuzun vitaminleri, mineralleri ve besin maddelerini absorbe etme kabiliyetini önemli ölçüde değiştirebilir. Ayrıca yiyebileceğiniz az miktardaki besin de bu bileşenleri ameliyat öncesine göre çok daha az sağlayacaktır. Vitamin ve mineral eksiklikleri ciddi tıbbi sonuçlara neden olabilir. Bu nedenle yaşamınızın geri kalanında her gün multivitamin ve mineral takviyesi almanız çok önemlidir. Bakım ekibiniz ihtiyaçlarınıza uygun bir takviye reçete edecektir.

Takip süreciniz ilerledikçe doktorunuz beslenme eksikliklerini kontrol etmek için düzenli kan testleri uygulayacaktır. Aşağıda en yaygın vitamin ve mineral eksikliklerinden bazıları verilmiştir. Takviyelerinizi almayı unutursanız ortaya çıkan belirtilerden bazılarını geliştirme riskiniz artar.

  • Demir

Bu, en yaygın eksikliklerden biridir. En çok kırmızı ette bulunan demir ayrıca yumurta, fasulye, kuruyemiş ve kayısı gibi diğer gıdalarda da az miktarlarda bulunur. Kadınlar adet döneminde düzenli olarak demir kaybeder. Sağlık ekibiniz muhtemelen günde 80-120 mg demir takviyesi reçete edecektir.

Demir eksikliğinin belirtileri şunlardır:

  • Bitkinlik
  • Sinirlilik
  • Anemi – Vücudun demir deposu (ferritin konsantrasyonu) seviyeleri ölçülebildiğinden kan testleri erken uyarı işaretlerini tespit edebilir

Demir eksikliği anemisi ciddileştikçe dil, tırnak, ağız ve mide yapısında ve işlevinde kusurlar ortaya çıkmaya başlar. Cilt soluk görünebilir ve göz kapaklarının iç kısmı kırmızı yerine pembe renk alabilir. Tırnaklar ince ve düz hale gelir ve zamanla kaşık gibi kavis alır. Dilde yanma hissi olabilir ve/veya kırmızı, düz ve yumuşak görünebilir. Tedavi görmemiş aşırı anemi vakaları kalp yetmezliği ile sonuçlanabilir. 

  • B1 Vitamini

B1 vitamini, bariatrik cerrahi sonrası çok önemli bir besin maddesidir. Glikozun oksidatif metabolizmasını, yani başka bir deyişle glikozdan enerji oluşumunu destekler.

Hasta kustuğunda veya glukoz perfüze olduğunda B1 vitamini eksikliği artar ve bu da sinir sisteminde glukoz eksikliğine yol açar. Bu koşullarda çok ciddi bir hal alabilecek nörolojik belirtiler, önceki bir hastalıktan ya da yaralanmadan kaynaklanan sekel adı verilen bir duruma neden olabilir. Kusma 12 saatten uzun sürerse doktorunuzu arayın. 

  • D Vitamini

D vitamini eksikliği ameliyattan önce çok yaygındır ve genellikle her türlü bariatrik cerrahiden sonra artar. Kemik sağlığını olumsuz etkiler ve giderek kaslardaki işlev bozukluğunun sorumlusu olarak kabul edilmektedir. D vitamini eksikliği kemik yoğunluğunun azalmasına (osteopeni ve osteoporoz) ve bazen kırıklara neden olabilir. D vitamini eksikliğinin diğer sonuçları arasında kas güçsüzlüğü ve bitkinlik yer alır ve yaşlılarda düşme vakalarına yol açar. 

  • B12 Vitamini (Kobalamin)

Şiddetli B12 vitamini eksiklikleri, bilişsel bozukluk ve depresyondan idrar tutamamaya ve polinöropatiye kadar çeşitli nörolojik bozuklukları indükleyebilir. Bu tür eksiklikler meydana geldiğinde B12 takviyesiyle durumu düzeltmek her zaman mümkün olmaz. Kandaki B12 seviyesinin düzenli olarak izlenmesi ve eksikliğin önlenmesi büyük önem taşır.

B12 eksikliğinin belirtileri arasında ayaklarda uyuşma, karıncalanma ve yanma hissinin yanı sıra bacaklarda kas tutulması ve genel güçsüzlük yer alır. Anemi yaygın bir durumdur ve kan testleriyle erken işaretler tespit edilebilir; doğal vitamin kaynakları kısıtlandıktan sonra eksiklik belirtilerinin ortaya çıkması 5-6 yıl sürebilir.

  • Kalsiyum

Kalsiyum birçok organın düzgün şekilde çalışması için gereklidir. Kalsiyum eksikliğinin en önemli sonucu, kemik sağlığı üzerindeki olumsuz etkisidir (osteoporoz, kemik yoğunluğunun azalması ve bazen kemik kırıkları). Her gün yaklaşık 1000-1500 mg kalsiyum gereklidir.

Tetani – Kandaki kalsiyum seviyesinin son derece düşük olması, sinir liflerinin ve sinir merkezlerinin duyarlılığını artırarak bacakta kramp gibi kas spazmlarına neden olabilir. Bu, tetani olarak bilinir.

  • Folik asit

Folik asit (B9 vitamini), kırmızı kan hücrelerinin oluşumu, hücrelerin sağlıklı büyümesi ve işlev göstermesi için önemlidir. Folik asit, hamileliğin erken evrelerinde beyin ve omurgada doğum kusuru riskini azaltmak açısından kritik öneme sahiptir. Yetişkinler için önerilen günlük miktar 0,4 mg’dır. Hamilelik planlayan veya hamile olan yetişkin kadınlar günde 400 ila 800 mcg folik asit almalıdır.

Folik asit eksikliğinin belirtileri genellikle hafiftir. Belirtiler arasında şunlar yer alır:

  • Bitkinlik
  • Gri saçlar
  • Ağız yaraları
  • Dilde şişme
  • Büyüme sorunları

 

  • Magnezyum

Magnezyum, aşağıdakilere yardımcı olan bir mineraldir:

  • Normal sinir ve kas fonksiyonunu korur
  • Sağlıklı bir bağışıklık sistemini destekler
  • Kalp atışını sabit tutar
  • Kemiklerin sağlamlığını korur
  • Kan glukoz seviyelerini düzenler, enerji ve protein üretimine yardımcı olur

Magnezyum eksikliği kas ağrısı veya spazmı, kötü sindirim, endişe ve uyuma sorunları gibi gözle görülür olumsuz belirtilere yol açar.

Doktorunuz, vitamin ve mineral seviyelerinizin düzenli olarak kontrol edilmesini isteyecektir. Vitamin ve mineral gereksinimleriniz, eksiklik belirtileri veya kan testleri hakkında sorularınız varsa sağlık ekibinizle iletişime geçmekten çekinmeyin.

 

Ameliyatın 1. 3. ve 6. Aylarında tam kan tahlili istenir.

Categories
Klinik Obezite

KO-E-52 Ameliyatımın ayrıntıları: tüp mide

Categories
Klinik Obezite

KO-E-51 OMEGA LOOP GASTRİK BAYPAS (Mini-gastrik baypas)

Categories
Klinik Obezite

KO-E-41 Bariatrik cerrahi sonrası rekonstrüktif cerrahi

Bariatrik cerrahi sonrası rekonstrüktif cerrahi

Bariatrik cerrahiden sonra ciddi bir kilo kaybı yaşadıysanız vücudunuzun belirli bölgelerinde deri fazlalığı oluşmuş olabilir. Bazı bariatrik cerrahi hastaları, fazla derinin alınması için rekonstrüktif cerrahiye başvurmayı seçiyor.

Plastik cerrahlar, bariatrik cerrahi sonrası fazla deriyi almak için karın ve vücut gerdirme gibi konturlama teknikleri kullanır. Bu prosedürlerin, hastaların vücutlarını düzeltmede ve günlük aktivitelerin tadını çıkarmalarına yardımcı olmada başarılı olduğu kanıtlanmıştır.

Bariatrik cerrahi sonrası plastik cerrahiye uygun bulunmaları için hastaların belirli sağlık gereksinimlerini karşılaması gerekmektedir. İyi bir aday olup olmadığınızı aile hekiminize veya cerrahınıza sorun. Değilseniz uygun olarak değerlendirilmek adına sağlık durumunuzu iyileştirmek için neler yapabileceğinizi anlamaya çalışın.

Plastik cerrahi için gerekli nitelikler

  • Genel sağlık durumunun iyi olması
  • Bariatrik cerrahiden en az 1 yıl geçmiş olması

Zayıflama sürecinin en az 6 aydır sonlanmış olması

  • Daha iyi kısa, orta ve uzun vadeli sonuçlar elde etmek için BMI değerinin 25 veya daha düşük olması
  • Vitamin/mineral eksikliğinin olmaması
  • Yara dokusunun daha iyi iyileşmesi için sigara içilmemesi
  • Aktif hamilelik olmaması, gelecek 1 yıl için hamilelik planlanmaması
  • Dengeli beslenme ve düzenli egzersiz
  • Gerçekçi beklentiler

Değerlendirilmesi gereken prosedürler

Verdiğiniz kilo miktarına ve fazla derinin bulunduğu yere bağlı olarak aşağıdaki bariatrik cerrahi sonrası rekonstrüktif prosedürlerden bir veya daha fazlasını düşünebilirsiniz:

  • Karın gerdirme (Abdominoplasti): Karın gerdirme işlemi yalnızca fazla deriyi gidermekle kalmayıp aynı zamanda karın kaslarını sıkılaştırarak daha ince bir bel çizgisi ve daha düz bir karın oluşturan etkili bir bariatrik cerrahi sonrası rekonstrüktif prosedürdür. Lütfen karın gerdirme prosedürünün, karnınızın alt bölümünde uzun ve belirgin bir yara izi bıraktığını göz önünde bulundurun.

 

  • Kol germe (Brakioplasti): Kol germe işlemi, üst kolun alt kısmında bir insizyonla başlar. Ardından daha sıkı ve sert bir görünüm elde etmek için fazla deri çıkarılır. Lütfen üst kolunuzun üst kısmından alt kısmına kadar uzun ve belirgin bir yara izi kalacağını göz önünde bulundurun.

 

  • Kalça kaldırma (Brezilya kalçası estetiği): Kalça bölgesi, zayıflama sürecinden sonra vücut şekillendirme işlemi gerektiren en yaygın bölgelerden biridir. Plastik cerrah, daha pürüzsüz ve sıkı hatlar oluşturmak için vücudun bu bölümünü kaldırıp yeniden şekillendirir.

 

  • Meme kaldırma: Meme çoğunlukla yağ dokusundan oluştuğu için görünüşleri kilo kaybından büyük ölçüde etkilenebilir. Meme büyütme ve meme kaldırma, doğal meme hacminin geri kazanılmasına ve kilo kaybından sonra göğüs hattının kaldırılmasına yardımcı olan iki vücut şekillendirme prosedürüdür.

 

  • Uyluk Kaldırma Ameliyatı: Pek çok kişinin bariatrik cerrahiden sonra uyluk bölgesinde fazla deri kalır. Uyluk kaldırma ameliyatı yardımcı olabilir. Çeşitli uyluk kaldırma ameliyatı türleri vardır. Aralarındaki fark, cerrahın yaptığı insizyon türüdür:
    • Dikey uyluk kaldırma: İnsizyon kasık bölgesinden başlar ve dizin iç tarafına uzanır. Uyluğun iç kısmından bir parça deri çıkarılır. İyileştikten sonra yara izi görülebilir.
    • İç uyluk bölgesini kaldırma: Bu, en popüler uyluk kaldırma ameliyatıdır. Bu ameliyat türü, iç uyluk bölgesinde orta düzeyde yağ ve deri fazlası bulunan kişiler için idealdir. Kasığın kat bölgesine insizyon yapılır ve deri kaldırılarak sıkılaştırılır.
    • Dış uyluk bölgesini kaldırma: Kalça bölgesinden kasık bölgesine kadar bir insizyon oluşturulur.
    • Spiral uyluk kaldırma ameliyatı: Bu; arka, ön, dış ve iç uyluk bölgesini yeniden şekillendiren yeni bir uyluk kaldırma prosedürüdür. İnsizyon, kalçanın hemen altından başlar ve kasık bölgesinin kıvrımına kadar uzanır. Bu ameliyat genellikle ilgili bölgeden büyük miktarda deri ve yağ çıkarılması gereken kişilerde yapılır.

Pek çok kişi sağlık sigortasının veya kamu sağlık sisteminin rekonstrüktif cerrahi prosedürlerini karşılayıp karşılamadığını öğrenmek istiyor. Bazı ameliyatlar sigorta kapsamındayken bazıları değildir.

Categories
Klinik Obezite

KO-E-43 Ağrı yönetimi

Ağrı yönetimi

İnsizyon bölgesinde veya ameliyat sırasında vücudunuzun durduğu pozisyon sebebiyle ağrı hissedebilirsiniz. Bazı hastalar laparoskopi sonrasında boyun ve omuz ağrısı da yaşayabilir. Rahatlığınız, sağlık ekibiniz için çok önemlidir.

Her ameliyattan sonra bir miktar rahatsızlık hissedilse de iyileşme süreciniz için ağrınızın kontrol altında tutulması gerekir. Rahat hissettiğinizde yürüyüş, derin nefes alma ve öksürme gibi aktiviteleri daha iyi gerçekleştirebilirsiniz. Bunların tamamı mümkün olduğunca çabuk iyileşmeniz açısından çok önemlidir.

Daha rahat hissetmenize yardımcı olacak bazı ipuçları

  • Ağrınız varsa ve özellikle hareket etmenizi, derin nefes almanızı ve genel anlamda kendinizi rahat hissetmenizi engelliyorsa hemşirelerinize ve doktorlarınıza bunu bildirin.
  • Herkes farklıdır; bu nedenle hemşirelerinizi daima nasıl hissettiğinizle ilgili bilgilendirin. Bu, hemşirelerinizin size yardımcı olmasını kolaylaştıracaktır.
  • Ağrı için önceden plan yapın; uzanırken rahat ediyorsanız ayağa kalkıp dolaşmak için yine de ağrı kesiciye ihtiyacınız olabilir.
  • Ağrının bir adım önünde olun. Ağrının en kötü seviyeye gelmesini beklemeyin. Ağrı kesici ilaçlar, ağrıyı önlemek için kullanıldığında en iyi sonucu verir.
  • Ameliyat gibi belirli bir tıbbi amaç için kullanıldığında ağrı kesici ilaçlara bağımlı olma riski çok düşüktür.

 

 

Categories
Klinik Obezite

KO-E-49 Ameliyatımın ayrıntıları: Gastrik baypas GASTRİK BAYPAS (Roux-en-Y)

Gastrik By-pass 

 

Categories
Klinik Obezite

KO-E-67 Uyku apnesi

Uyku apnesi

Uyku apnesi 

Obstrüktif uyku apnesi (OSA) veya kısa adıyla uyku apnesi, uyku sırasında solunumun kısa süreyle ve tekrar tekrar durduğu bir uyku bozukluğudur. “Apne”, en az on saniye süren bir solunum duraklamasını ifade eder. Nefes alma çabasına rağmen boğazın arkasındaki kaslar solunum yolunu açık tutamadığında meydana gelir.

Uyku apnesi, uykunun bölünmesine ve oksijen seviyelerinin düşmesine neden olabilir. Uyku apnesi olan kişilerde uykunun bölünmesi ve oksijensizlik durumu bir araya geldiğinde hipertansiyona, kalp hastalığına, duygudurum ve hafıza sorunlarına yol açabilir. Uyku apnesi ayrıca bilişsel açıdan dalgın bir şekilde araç kullanma riskini de artırır.

Uyku apnesinin iki tür solunum kesintisi özelliği vardır:

  • Apne: Boğazdaki kasların ve yumuşak dokuların gevşemesi ve solunum yolunun tamamen tıkanmasına neden olacak şekilde çökmesi; hava akışı 10 saniye veya daha uzun süreyle engellendiğinde apne olarak adlandırılır
  • Hipoapne: Hava akışını 10 saniye veya daha uzun süreyle %50’den daha fazla azaltan kısmi solunum yolu tıkanması

 

Obezite ve uyku apnesi

Başta erkekler olmak üzere klinik obezitesi bulunan insanların %80’inde uyku apnesi olduğu tahmin edilmektedir. Ancak milyonlarca insan bu durumun farkında değildir ve belirtilerini yanlış yorumlar.

Bariatrik cerrahinin uyku apnesinin şiddeti üzerindeki etkilerini araştıran çalışmalar yapılmıştır. Bariatrik cerrahi için bekleme listesinde olan hastalar her saat başı ciddi uyku apnesi eğilimi göstermiştir. Başarılı bir ameliyattan bir yıl sonra hastaların şiddetli düzeydeki obstrüktif indeks değerleri orta seviyeye gerilemiştir.

 

Categories
Klinik Obezite

KO-E-57 Obeziteye Giriş

Obeziteye Giriş

Obezite için cerrahi tedavi seçenekleri 

İster diğer hastalıklar (Dünya Sağlık Örgütü) için bir risk faktörü, ister bir hastalık (Dünya Obezite Federasyonu) olarak kabul ediliyor olsun, obezite hem etkilenen kişiler hem de toplum için ciddi bir sağlık sorunudur. Obezite, insanların sağlığını, sosyal ve psikolojik yaşamını olumsuz etkileyen aşırı yağ kütlesi olarak tanımlanır.

2016 yılında 18 yaş ve üzeri yetişkinlerin %39’u aşırı kilolu, %13’ü ise obez kategorisindeydi. Yakında Amerikan vatandaşlarının yaklaşık %50’si obez olarak kabul edilecek.

Vücut kitle indeksi (BMI)

Vücut kitle indeksi (BMI), yetişkinlerde aşırı kilo ve obeziteyi sınıflandırmak için yaygın olarak kullanılan basit bir kilo-boy oranı göstergesidir. Kilogram cinsinden kişinin kilosunun, metre cinsinden boyunun karesine bölünmesiyle (kg/m2) hesaplanır. Popülasyon için en kullanışlı aşırı kilo ve obezite ölçümünü sağlar; her cinsiyet ve yaştan yetişkinler için aynı şekilde hesaplanır.

30’un üzerindeki BMI değerleri obez olarak kabul edilir. BMI arttıkça obezitenin ciddiyeti de artar. BMI değeri 35’in üzerinde olan ve obeziteyle ilgili hastalıkları bulunan kişiler veya BMI değeri 40’ın üzerinde olan kişiler obezite ameliyatı için değerlendirilebilir.

Ciddi obezite durumunda bariatrik cerrahi adı verilen bir cerrahi çözüm bulunmaktadır. Aşağıdaki kriterlere sahip kişiler için uygulanır:

  • Vücut kitle indeksinin (BMI) 30 ve üzerinde olması veya BMI değeri 35 olup aynı zamanda tip 2 diyabet gibi ilişkili komplikasyonların bulunması
  • 18 ila 60 yaşında olmak
  • ameliyat için riskli psikiyatrik bozuklukların bulundurulmaması
  • Spesifik bir cerrahi risk taşımamak

Bariatrik cerrahi yalnızca kişinin birkaç ay boyunca özel tıbbi tedavi kullanarak (diyetin izlenmesi, fiziksel aktivite ve psikolojik tedavi) kilo vermeyi deneyip başarısız olması halinde değerlendirilecektir. Ameliyat kararı hasta ile tedaviyi uygulayacak doktor, cerrah, endokrinolog, beslenme uzmanı ve psikolog veya psikiyatrist arasındaki görüşmelerin sonucunda alınır.

Kilo verme hedefleri

Obezite tedavisinin amacı, sağlıklı bir kiloya ulaşmak ve bu kiloyu korumaktır. Yeme ve aktivite alışkanlıklarınızı anlamanıza ve bu alışkanlıklarda değişiklik yapmanıza yardımcı olmak için diyetisyen, psikolog veya obezite uzmanı da dahil olmak üzere sağlık uzmanlarından oluşan bir ekiple çalışmanız gerekebilir.

Bariatrik cerrahi, belirli bir zayıflama miktarını garanti etmez. Ameliyat, zayıflamanın katalizörüdür; kilo verme hedeflerine ulaşmak ise hastanın kendi sürecidir. Başarı, kişisel motivasyona ve etkili davranış değişikliğine bağlıdır.

Categories
SMS - Baria

Baria-E-62 Obezite için cerrahi tedavi seçenekleri

Obezite için cerrahi tedavi seçenekleri

Ciddi obezite durumunda bariatrik cerrahi adı verilen bir cerrahi çözüm bulunmaktadır. Aşağıdaki kriterlere sahip kişiler için uygulanır:

  • Vücut kitle indeksinin (BMI) 40’ın üzerinde olması veya BMI değeri 35 olup aynı zamanda tip 2 diyabet gibi ilişkili komplikasyonların bulunması
  • 18 ila 60 yaşında olmak
  • Psikolojik kontrendikasyonların olmaması
  • Spesifik bir cerrahi risk taşımamak

Bariatrik cerrahi yalnızca kişinin birkaç ay boyunca özel tıbbi tedavi kullanarak (diyetin izlenmesi, fiziksel aktivite ve psikolojik tedavi) kilo vermeyi deneyip başarısız olması halinde değerlendirilecektir. Ameliyat kararı hasta ile tedaviyi uygulayacak doktor, cerrah, endokrinolog, beslenme uzmanı ve psikolog veya psikiyatrist arasındaki görüşmelerin sonucunda alınır.

Kilo verme hedefleri

Obezite tedavisinin amacı, sağlıklı bir kiloya ulaşmak ve bu kiloyu korumaktır. Yeme ve aktivite alışkanlıklarınızı anlamanıza ve bu alışkanlıklarda değişiklik yapmanıza yardımcı olmak için diyetisyen, davranış danışmanı veya obezite uzmanı da dahil olmak üzere sağlık uzmanlarından oluşan bir ekiple çalışmanız gerekebilir.

Bariatrik cerrahi, belirli bir zayıflama miktarını garanti etmez. Ameliyat, zayıflamanın katalizörüdür; kilo verme hedeflerine ulaşmak ise hastanın kendi sürecidir. Başarı, kişisel motivasyona ve etkili davranış değişikliğine bağlıdır.

Riskler ve komplikasyonlar

Büyük ameliyatlarda olduğu gibi zayıflama ameliyatı da riskler taşır. Komplikasyonlar nadiren görülür; ancak obezite nedeniyle önemli hale gelebilir. Diyabet, hipertansiyon ve uyku apnesi gibi hastalıklar komplikasyon riskini artırmaya meyillidir. Titiz bir hasta hazırlığı ve uygun bir takiple riskler azaltılabilir. Ancak bilinçli bir karar alabilmeleri için ameliyat adaylarının tüm olası riskler konusunda bilgilendirilmeleri önemlidir.

Tabii ki yetenekli cerrahi ekibiniz komplikasyonları önlemek için elinden gelen her şeyi yapacaktır. Bir sorun meydana gelirse cerrahi ekibiniz sorunu hızla çözmeye çalışacaktır.

Obezite için cerrahi tedavi seçenekleri

Ciddi obezite durumunda bariatrik cerrahi adı verilen bir cerrahi çözüm bulunmaktadır. Aşağıdaki kriterlere sahip kişiler için uygulanır:

  • Vücut kitle indeksinin (BMI) 40’ın üzerinde olması veya BMI değeri 35 olup aynı zamanda tip 2 diyabet gibi ilişkili komplikasyonların bulunması
  • 18 ila 60 yaşında olmak
  • Psikolojik kontrendikasyonların olmaması
  • Spesifik bir cerrahi risk taşımamak

Bariatrik cerrahi yalnızca kişinin birkaç ay boyunca özel tıbbi tedavi kullanarak (diyetin izlenmesi, fiziksel aktivite ve psikolojik tedavi) kilo vermeyi deneyip başarısız olması halinde değerlendirilecektir. Ameliyat kararı hasta ile tedaviyi uygulayacak doktor, cerrah, endokrinolog, beslenme uzmanı ve psikolog veya psikiyatrist arasındaki görüşmelerin sonucunda alınır.

Kilo verme hedefleri

Obezite tedavisinin amacı, sağlıklı bir kiloya ulaşmak ve bu kiloyu korumaktır. Yeme ve aktivite alışkanlıklarınızı anlamanıza ve bu alışkanlıklarda değişiklik yapmanıza yardımcı olmak için diyetisyen, davranış danışmanı veya obezite uzmanı da dahil olmak üzere sağlık uzmanlarından oluşan bir ekiple çalışmanız gerekebilir.

Bariatrik cerrahi, belirli bir zayıflama miktarını garanti etmez. Ameliyat, zayıflamanın katalizörüdür; kilo verme hedeflerine ulaşmak ise hastanın kendi sürecidir. Başarı, kişisel motivasyona ve etkili davranış değişikliğine bağlıdır.

Riskler ve komplikasyonlar

Büyük ameliyatlarda olduğu gibi zayıflama ameliyatı da riskler taşır. Komplikasyonlar nadiren görülür; ancak obezite nedeniyle önemli hale gelebilir. Diyabet, hipertansiyon ve uyku apnesi gibi hastalıklar komplikasyon riskini artırmaya meyillidir. Titiz bir hasta hazırlığı ve uygun bir takiple riskler azaltılabilir. Ancak bilinçli bir karar alabilmeleri için ameliyat adaylarının tüm olası riskler konusunda bilgilendirilmeleri önemlidir.

Tabii ki yetenekli cerrahi ekibiniz komplikasyonları önlemek için elinden gelen her şeyi yapacaktır. Bir sorun meydana gelirse cerrahi ekibiniz sorunu hızla çözmeye çalışacaktır.

Categories
SMS - Baria

Baria-E-57 Obeziteye Giriş

Obeziteye Giriş

İster diğer hastalıklar (Dünya Sağlık Örgütü) için bir risk faktörü, ister bir hastalık (Dünya Obezite Federasyonu) olarak kabul ediliyor olsun, obezite hem etkilenen kişiler hem de toplum için ciddi bir sağlık sorunudur. Obezite, insanların sağlığını, sosyal ve psikolojik yaşamını olumsuz etkileyen aşırı yağ kütlesi olarak tanımlanır.

2016 yılında 18 yaş ve üzeri yetişkinlerin %39’u aşırı kilolu, %13’ü ise obez kategorisindeydi. Yakında Amerikan vatandaşlarının yaklaşık %50’si obez olarak kabul edilecek.

Vücut kitle indeksi (BMI)

Vücut kitle indeksi (BMI), yetişkinlerde aşırı kilo ve obeziteyi sınıflandırmak için yaygın olarak kullanılan basit bir kilo-boy oranı göstergesidir. Kilogram cinsinden kişinin kilosunun, metre cinsinden boyunun karesine bölünmesiyle (kg/m2) hesaplanır. Popülasyon için en kullanışlı aşırı kilo ve obezite ölçümünü sağlar; her cinsiyet ve yaştan yetişkinler için aynı şekilde hesaplanır.

30’un üzerindeki BMI değerleri obez olarak kabul edilir. BMI arttıkça obezitenin ciddiyeti de artar. BMI değeri 35’in üzerinde olan ve obeziteyle ilgili hastalıkları bulunan kişiler veya BMI değeri 40’ın üzerinde olan kişiler obezite ameliyatı için değerlendirilebilir.