Categories
Klinik Obezite

KO-E-65: İlaç ve mineral uyumu

Ameliyattan sonra ilaçlar

Anti-reflü ilaçları

Ameliyat sonrasında sağlık ekibiniz en az 3 ay boyunca size anti-reflü ilaçları reçete edecektir. Bu ilaçlar optimum iyileşmeyi destekler, gastrik reflüyü önler ve gastrik baypas geçirdiyseniz anastomotik ülserleri engeller. 3 ay sonra sağlık ekibiniz, belirtilerinize ve geçirdiğiniz prosedüre göre bu ilaçları almaya devam etmeniz gerekip gerekmediğini değerlendirecektir.

Safra taşının önlenmesi

Hala safra keseniz varsa sağlık ekibiniz, safra taşı oluşumunu önlemek için 6 ay boyunca ursodeoksikolik asit reçete edebilir.

Diyabetiniz varsa

Ameliyattan sonraki günlerde fazla yemek yemeyeceğinizden diyabet tedaviniz kapiller glukoz değerinize uyarlanacaktır. Genellikle insülin dozları en az yarıya indirilir ve oral ilaçlar yalnızca gerektiğinde alınır. Diyabet tedavisinin uzun vadede nasıl uyarlanması gerektiğini belirlemek için takip döneminizde diyabet uzmanınızla iletişim halinde olun.

Diüretik alıyorsanız

Ameliyattan önce diüretik aldıysanız ameliyattan sonra çok daha az sıvı tüketeceğiniz ve dehidrasyon riskiniz yüksek olacağı için bu ilaçlardan kaçınmalısınız. Sağlık ekibiniz takip etmeniz gereken protokolü size belirtecektir.

CPAP kullanıyorsanız

Ameliyat için giriş yaparken CPAP (sürekli pozitif havayolu basıncı) cihazınızı kliniğe getirmeyi unutmayın. Ameliyattan önceki gece ve sonraki birkaç hafta boyunca bu cihaza ihtiyacınız olacak. Ciddi miktarda kilo verdikten sonra sağlık ekibiniz bu tedaviye hala ihtiyacınız olup olmadığını değerlendirecektir.

Vitamin alımına giriş

Bariatrik cerrahi vücudunuzun vitaminleri, mineralleri ve besin maddelerini absorbe etme kabiliyetini önemli ölçüde değiştirebilir. Ayrıca yiyebileceğiniz az miktardaki besin de bu bileşenleri ameliyat öncesine göre çok daha az sağlayacaktır. Vitamin ve mineral eksiklikleri ciddi tıbbi sonuçlara neden olabilir. Bu nedenle yaşamınızın geri kalanında her gün multivitamin ve mineral takviyesi almanız çok önemlidir. Bakım ekibiniz ihtiyaçlarınıza uygun bir takviye reçete edecektir.

Takip süreciniz ilerledikçe doktorunuz beslenme eksikliklerini kontrol etmek için düzenli kan testleri uygulayacaktır. Aşağıda en yaygın vitamin ve mineral eksikliklerinden bazıları verilmiştir. Takviyelerinizi almayı unutursanız ortaya çıkan belirtilerden bazılarını geliştirme riskiniz artar.

  • Demir

Bu, en yaygın eksikliklerden biridir. En çok kırmızı ette bulunan demir ayrıca yumurta, fasulye, kuruyemiş ve kayısı gibi diğer gıdalarda da az miktarlarda bulunur. Kadınlar adet döneminde düzenli olarak demir kaybeder. Sağlık ekibiniz muhtemelen günde 80-120 mg demir takviyesi reçete edecektir.

Demir eksikliğinin belirtileri şunlardır:

  • Bitkinlik
  • Sinirlilik
  • Anemi – Vücudun demir deposu (ferritin konsantrasyonu) seviyeleri ölçülebildiğinden kan testleri erken uyarı işaretlerini tespit edebilir

Demir eksikliği anemisi ciddileştikçe dil, tırnak, ağız ve mide yapısında ve işlevinde kusurlar ortaya çıkmaya başlar. Cilt soluk görünebilir ve göz kapaklarının iç kısmı kırmızı yerine pembe renk alabilir. Tırnaklar ince ve düz hale gelir ve zamanla kaşık gibi kavis alır. Dilde yanma hissi olabilir ve/veya kırmızı, düz ve yumuşak görünebilir. Tedavi görmemiş aşırı anemi vakaları kalp yetmezliği ile sonuçlanabilir. 

  • B1 Vitamini

B1 vitamini, bariatrik cerrahi sonrası çok önemli bir besin maddesidir. Glikozun oksidatif metabolizmasını, yani başka bir deyişle glikozdan enerji oluşumunu destekler.

Hasta kustuğunda veya glukoz perfüze olduğunda B1 vitamini eksikliği artar ve bu da sinir sisteminde glukoz eksikliğine yol açar. Bu koşullarda çok ciddi bir hal alabilecek nörolojik belirtiler, önceki bir hastalıktan ya da yaralanmadan kaynaklanan sekel adı verilen bir duruma neden olabilir. Kusma 12 saatten uzun sürerse doktorunuzu arayın. 

  • D Vitamini

D vitamini eksikliği ameliyattan önce çok yaygındır ve genellikle her türlü bariatrik cerrahiden sonra artar. Kemik sağlığını olumsuz etkiler ve giderek kaslardaki işlev bozukluğunun sorumlusu olarak kabul edilmektedir. D vitamini eksikliği kemik yoğunluğunun azalmasına (osteopeni ve osteoporoz) ve bazen kırıklara neden olabilir. D vitamini eksikliğinin diğer sonuçları arasında kas güçsüzlüğü ve bitkinlik yer alır ve yaşlılarda düşme vakalarına yol açar. 

  • B12 Vitamini (Kobalamin)

Şiddetli B12 vitamini eksiklikleri, bilişsel bozukluk ve depresyondan idrar tutamamaya ve polinöropatiye kadar çeşitli nörolojik bozuklukları indükleyebilir. Bu tür eksiklikler meydana geldiğinde B12 takviyesiyle durumu düzeltmek her zaman mümkün olmaz. Kandaki B12 seviyesinin düzenli olarak izlenmesi ve eksikliğin önlenmesi büyük önem taşır.

B12 eksikliğinin belirtileri arasında ayaklarda uyuşma, karıncalanma ve yanma hissinin yanı sıra bacaklarda kas tutulması ve genel güçsüzlük yer alır. Anemi yaygın bir durumdur ve kan testleriyle erken işaretler tespit edilebilir; doğal vitamin kaynakları kısıtlandıktan sonra eksiklik belirtilerinin ortaya çıkması 5-6 yıl sürebilir.

  • Kalsiyum

Kalsiyum birçok organın düzgün şekilde çalışması için gereklidir. Kalsiyum eksikliğinin en önemli sonucu, kemik sağlığı üzerindeki olumsuz etkisidir (osteoporoz, kemik yoğunluğunun azalması ve bazen kemik kırıkları). Her gün yaklaşık 1000-1500 mg kalsiyum gereklidir.

Tetani – Kandaki kalsiyum seviyesinin son derece düşük olması, sinir liflerinin ve sinir merkezlerinin duyarlılığını artırarak bacakta kramp gibi kas spazmlarına neden olabilir. Bu, tetani olarak bilinir.

  • Folik asit

Folik asit (B9 vitamini), kırmızı kan hücrelerinin oluşumu, hücrelerin sağlıklı büyümesi ve işlev göstermesi için önemlidir. Folik asit, hamileliğin erken evrelerinde beyin ve omurgada doğum kusuru riskini azaltmak açısından kritik öneme sahiptir. Yetişkinler için önerilen günlük miktar 0,4 mg’dır. Hamilelik planlayan veya hamile olan yetişkin kadınlar günde 400 ila 800 mcg folik asit almalıdır.

Folik asit eksikliğinin belirtileri genellikle hafiftir. Belirtiler arasında şunlar yer alır:

  • Bitkinlik
  • Gri saçlar
  • Ağız yaraları
  • Dilde şişme
  • Büyüme sorunları

 

  • Magnezyum

Magnezyum, aşağıdakilere yardımcı olan bir mineraldir:

  • Normal sinir ve kas fonksiyonunu korur
  • Sağlıklı bir bağışıklık sistemini destekler
  • Kalp atışını sabit tutar
  • Kemiklerin sağlamlığını korur
  • Kan glukoz seviyelerini düzenler, enerji ve protein üretimine yardımcı olur

Magnezyum eksikliği kas ağrısı veya spazmı, kötü sindirim, endişe ve uyuma sorunları gibi gözle görülür olumsuz belirtilere yol açar.

Doktorunuz, vitamin ve mineral seviyelerinizin düzenli olarak kontrol edilmesini isteyecektir. Vitamin ve mineral gereksinimleriniz, eksiklik belirtileri veya kan testleri hakkında sorularınız varsa sağlık ekibinizle iletişime geçmekten çekinmeyin.

 

Ameliyatın 1. 3. ve 6. Aylarında tam kan tahlili istenir.

Categories
Klinik Obezite

KO-E-52 Ameliyatımın ayrıntıları: tüp mide

Categories
Klinik Obezite

KO-E-51 OMEGA LOOP GASTRİK BAYPAS (Mini-gastrik baypas)

Categories
Klinik Obezite

KO-E-41 Bariatrik cerrahi sonrası rekonstrüktif cerrahi

Bariatrik cerrahi sonrası rekonstrüktif cerrahi

Bariatrik cerrahiden sonra ciddi bir kilo kaybı yaşadıysanız vücudunuzun belirli bölgelerinde deri fazlalığı oluşmuş olabilir. Bazı bariatrik cerrahi hastaları, fazla derinin alınması için rekonstrüktif cerrahiye başvurmayı seçiyor.

Plastik cerrahlar, bariatrik cerrahi sonrası fazla deriyi almak için karın ve vücut gerdirme gibi konturlama teknikleri kullanır. Bu prosedürlerin, hastaların vücutlarını düzeltmede ve günlük aktivitelerin tadını çıkarmalarına yardımcı olmada başarılı olduğu kanıtlanmıştır.

Bariatrik cerrahi sonrası plastik cerrahiye uygun bulunmaları için hastaların belirli sağlık gereksinimlerini karşılaması gerekmektedir. İyi bir aday olup olmadığınızı aile hekiminize veya cerrahınıza sorun. Değilseniz uygun olarak değerlendirilmek adına sağlık durumunuzu iyileştirmek için neler yapabileceğinizi anlamaya çalışın.

Plastik cerrahi için gerekli nitelikler

  • Genel sağlık durumunun iyi olması
  • Bariatrik cerrahiden en az 1 yıl geçmiş olması

Zayıflama sürecinin en az 6 aydır sonlanmış olması

  • Daha iyi kısa, orta ve uzun vadeli sonuçlar elde etmek için BMI değerinin 25 veya daha düşük olması
  • Vitamin/mineral eksikliğinin olmaması
  • Yara dokusunun daha iyi iyileşmesi için sigara içilmemesi
  • Aktif hamilelik olmaması, gelecek 1 yıl için hamilelik planlanmaması
  • Dengeli beslenme ve düzenli egzersiz
  • Gerçekçi beklentiler

Değerlendirilmesi gereken prosedürler

Verdiğiniz kilo miktarına ve fazla derinin bulunduğu yere bağlı olarak aşağıdaki bariatrik cerrahi sonrası rekonstrüktif prosedürlerden bir veya daha fazlasını düşünebilirsiniz:

  • Karın gerdirme (Abdominoplasti): Karın gerdirme işlemi yalnızca fazla deriyi gidermekle kalmayıp aynı zamanda karın kaslarını sıkılaştırarak daha ince bir bel çizgisi ve daha düz bir karın oluşturan etkili bir bariatrik cerrahi sonrası rekonstrüktif prosedürdür. Lütfen karın gerdirme prosedürünün, karnınızın alt bölümünde uzun ve belirgin bir yara izi bıraktığını göz önünde bulundurun.

 

  • Kol germe (Brakioplasti): Kol germe işlemi, üst kolun alt kısmında bir insizyonla başlar. Ardından daha sıkı ve sert bir görünüm elde etmek için fazla deri çıkarılır. Lütfen üst kolunuzun üst kısmından alt kısmına kadar uzun ve belirgin bir yara izi kalacağını göz önünde bulundurun.

 

  • Kalça kaldırma (Brezilya kalçası estetiği): Kalça bölgesi, zayıflama sürecinden sonra vücut şekillendirme işlemi gerektiren en yaygın bölgelerden biridir. Plastik cerrah, daha pürüzsüz ve sıkı hatlar oluşturmak için vücudun bu bölümünü kaldırıp yeniden şekillendirir.

 

  • Meme kaldırma: Meme çoğunlukla yağ dokusundan oluştuğu için görünüşleri kilo kaybından büyük ölçüde etkilenebilir. Meme büyütme ve meme kaldırma, doğal meme hacminin geri kazanılmasına ve kilo kaybından sonra göğüs hattının kaldırılmasına yardımcı olan iki vücut şekillendirme prosedürüdür.

 

  • Uyluk Kaldırma Ameliyatı: Pek çok kişinin bariatrik cerrahiden sonra uyluk bölgesinde fazla deri kalır. Uyluk kaldırma ameliyatı yardımcı olabilir. Çeşitli uyluk kaldırma ameliyatı türleri vardır. Aralarındaki fark, cerrahın yaptığı insizyon türüdür:
    • Dikey uyluk kaldırma: İnsizyon kasık bölgesinden başlar ve dizin iç tarafına uzanır. Uyluğun iç kısmından bir parça deri çıkarılır. İyileştikten sonra yara izi görülebilir.
    • İç uyluk bölgesini kaldırma: Bu, en popüler uyluk kaldırma ameliyatıdır. Bu ameliyat türü, iç uyluk bölgesinde orta düzeyde yağ ve deri fazlası bulunan kişiler için idealdir. Kasığın kat bölgesine insizyon yapılır ve deri kaldırılarak sıkılaştırılır.
    • Dış uyluk bölgesini kaldırma: Kalça bölgesinden kasık bölgesine kadar bir insizyon oluşturulur.
    • Spiral uyluk kaldırma ameliyatı: Bu; arka, ön, dış ve iç uyluk bölgesini yeniden şekillendiren yeni bir uyluk kaldırma prosedürüdür. İnsizyon, kalçanın hemen altından başlar ve kasık bölgesinin kıvrımına kadar uzanır. Bu ameliyat genellikle ilgili bölgeden büyük miktarda deri ve yağ çıkarılması gereken kişilerde yapılır.

Pek çok kişi sağlık sigortasının veya kamu sağlık sisteminin rekonstrüktif cerrahi prosedürlerini karşılayıp karşılamadığını öğrenmek istiyor. Bazı ameliyatlar sigorta kapsamındayken bazıları değildir.

Categories
Klinik Obezite

KO-E-43 Ağrı yönetimi

Ağrı yönetimi

İnsizyon bölgesinde veya ameliyat sırasında vücudunuzun durduğu pozisyon sebebiyle ağrı hissedebilirsiniz. Bazı hastalar laparoskopi sonrasında boyun ve omuz ağrısı da yaşayabilir. Rahatlığınız, sağlık ekibiniz için çok önemlidir.

Her ameliyattan sonra bir miktar rahatsızlık hissedilse de iyileşme süreciniz için ağrınızın kontrol altında tutulması gerekir. Rahat hissettiğinizde yürüyüş, derin nefes alma ve öksürme gibi aktiviteleri daha iyi gerçekleştirebilirsiniz. Bunların tamamı mümkün olduğunca çabuk iyileşmeniz açısından çok önemlidir.

Daha rahat hissetmenize yardımcı olacak bazı ipuçları

  • Ağrınız varsa ve özellikle hareket etmenizi, derin nefes almanızı ve genel anlamda kendinizi rahat hissetmenizi engelliyorsa hemşirelerinize ve doktorlarınıza bunu bildirin.
  • Herkes farklıdır; bu nedenle hemşirelerinizi daima nasıl hissettiğinizle ilgili bilgilendirin. Bu, hemşirelerinizin size yardımcı olmasını kolaylaştıracaktır.
  • Ağrı için önceden plan yapın; uzanırken rahat ediyorsanız ayağa kalkıp dolaşmak için yine de ağrı kesiciye ihtiyacınız olabilir.
  • Ağrının bir adım önünde olun. Ağrının en kötü seviyeye gelmesini beklemeyin. Ağrı kesici ilaçlar, ağrıyı önlemek için kullanıldığında en iyi sonucu verir.
  • Ameliyat gibi belirli bir tıbbi amaç için kullanıldığında ağrı kesici ilaçlara bağımlı olma riski çok düşüktür.

 

 

Categories
Klinik Obezite

KO-E-47 Bariatrik cerrahi ve Hamilelik

Bariatrik cerrahi ve Hamilelik

Bariatrik cerrahi, fertilite durumunuz üzerinde olumlu bir değişiklik yaratabilir. Yapılan pek çok araştırma, obeziteyle bağlantılı fertilite sorunları olan ve ameliyat geçiren kadınların yıllardır ilk defa düzenli olarak yumurtlamaya başladığını belirlemiştir. Ancak ameliyattan sonra en az 12 ay beklemek ve hamile kalmadan önce metabolizmanızın dengeye geldiğinden emin olmak önemlidir.

Bariatrik cerrahiden 12-24 ay sonra hamile kalmak güvenlidir

Ameliyattan sonra vücudunuz potansiyel olarak stresli değişimlerden ve ciddi bir beslenme değişikliğinden geçer; bunlar büyüyen bir bebek için sorun teşkil edebilir. Doktorlar, sizi ve bebeğinizi olası bir beslenme yetersizliğinden korumak için kadınların ameliyat sonrasında 12-24 ay hamilelikten kaçınmasını öneriyor.

Hamile kalırsanız

Ameliyat sonrası kilonuz dengelendikten sonra hamile kalmayı planlıyorsanız multidisipliner bir ekibin takibinde kalmanız önemle tavsiye edilir. Multivitamin ve mineral takviyesi almanız ve eksiklikler açısından bir uzman tarafından düzenli olarak takip edilmeniz çok önemlidir. Gastrointestinal şikayetlerin dikkatli şekilde değerlendirilmesi ve uygun danışmanlığın verilmesine ek olarak gestasyonel diyabet için de farklı bir yaklaşım gereklidir.

 

 

 

Categories
Klinik Obezite

KO-E-49 Ameliyatımın ayrıntıları: Gastrik baypas GASTRİK BAYPAS (Roux-en-Y)

Gastrik By-pass 

 

Categories
SMS - Baria

Baria-E-47 Bariatrik cerrahi ve Hamilelik

Bariatrik cerrahi ve Hamilelik

Bariatrik cerrahi, fertilite durumunuz üzerinde olumlu bir değişiklik yaratabilir. Yapılan pek çok araştırma, obeziteyle bağlantılı fertilite sorunları olan ve ameliyat geçiren kadınların yıllardır ilk defa düzenli olarak yumurtlamaya başladığını belirlemiştir. Ancak ameliyattan sonra en az 12 ay beklemek ve hamile kalmadan önce metabolizmanızın dengeye geldiğinden emin olmak önemlidir.

Bariatrik cerrahiden 12-24 ay sonra hamile kalmak güvenlidir

Ameliyattan sonra vücudunuz potansiyel olarak stresli değişimlerden ve ciddi bir beslenme değişikliğinden geçer; bunlar büyüyen bir bebek için sorun teşkil edebilir. Doktorlar, sizi ve bebeğinizi olası bir beslenme yetersizliğinden korumak için kadınların ameliyat sonrasında 12-24 ay hamilelikten kaçınmasını öneriyor.

Uzun etkili doğum kontrol yöntemleri önemle tavsiye edilir

Yeni bilimsel araştırmalar, ameliyatınızın oral doğum kontrol yöntemlerinin emilimini etkileyebileceğini gösteriyor. Jinekologlar, istenmeyen hamileliği önlemek için intraüterin cihazlar (IUD) ve doğum kontrol implantları gibi uzun süreli geri dönüşlü kontraseptif yöntemlerin kullanılmasını önerir.

Vitamin ve mineral takviyeleri çok önemlidir

Ameliyat sonrası ilk dönemin ardından dahi pek çok kadın, hamilelik sırasında sorun yaratabilecek beslenme eksiklikleri yaşar. 2006 yılında yayınlanan bir çalışmada bariatrik cerrahi ile ilgili en yaygın beslenme komplikasyonlarının B12, demir, kalsiyum ve D vitaminindeki eksiklikler olduğu belirlenmiştir. Bazı durumlarda ameliyat sonrası dönemdeki hastalar, protein-kalori açısından beslenme eksikliği ve yağ emiliminde bozulma yaşayabilir. Ameliyattan sonra birçok kadın günde 500 kalori kadar az gıda tüketebilir ve vücutlarının artık metabolize edemediği besin maddelerini telafi etmek için genellikle ekstra vitamin almaları gerekir.

Hamile kalırsanız

Ameliyat sonrası kilonuz dengelendikten sonra hamile kalmayı planlıyorsanız multidisipliner bir ekibin takibinde kalmanız önemle tavsiye edilir. Multivitamin ve mineral takviyesi almanız ve eksiklikler açısından bir uzman tarafından düzenli olarak takip edilmeniz çok önemlidir. Gastrointestinal şikayetlerin dikkatli şekilde değerlendirilmesi ve uygun danışmanlığın verilmesine ek olarak gestasyonel diyabet için de farklı bir yaklaşım gereklidir. Ayrıca bariatrik cerrahiden sonra sezaryen doğum olasılığının yüksek olduğunu da göz önünde bulundurun.

REFERANSLAR:

Categories
SMS - Baria

Baria-E-62 Obezite için cerrahi tedavi seçenekleri

Obezite için cerrahi tedavi seçenekleri

Ciddi obezite durumunda bariatrik cerrahi adı verilen bir cerrahi çözüm bulunmaktadır. Aşağıdaki kriterlere sahip kişiler için uygulanır:

  • Vücut kitle indeksinin (BMI) 40’ın üzerinde olması veya BMI değeri 35 olup aynı zamanda tip 2 diyabet gibi ilişkili komplikasyonların bulunması
  • 18 ila 60 yaşında olmak
  • Psikolojik kontrendikasyonların olmaması
  • Spesifik bir cerrahi risk taşımamak

Bariatrik cerrahi yalnızca kişinin birkaç ay boyunca özel tıbbi tedavi kullanarak (diyetin izlenmesi, fiziksel aktivite ve psikolojik tedavi) kilo vermeyi deneyip başarısız olması halinde değerlendirilecektir. Ameliyat kararı hasta ile tedaviyi uygulayacak doktor, cerrah, endokrinolog, beslenme uzmanı ve psikolog veya psikiyatrist arasındaki görüşmelerin sonucunda alınır.

Kilo verme hedefleri

Obezite tedavisinin amacı, sağlıklı bir kiloya ulaşmak ve bu kiloyu korumaktır. Yeme ve aktivite alışkanlıklarınızı anlamanıza ve bu alışkanlıklarda değişiklik yapmanıza yardımcı olmak için diyetisyen, davranış danışmanı veya obezite uzmanı da dahil olmak üzere sağlık uzmanlarından oluşan bir ekiple çalışmanız gerekebilir.

Bariatrik cerrahi, belirli bir zayıflama miktarını garanti etmez. Ameliyat, zayıflamanın katalizörüdür; kilo verme hedeflerine ulaşmak ise hastanın kendi sürecidir. Başarı, kişisel motivasyona ve etkili davranış değişikliğine bağlıdır.

Riskler ve komplikasyonlar

Büyük ameliyatlarda olduğu gibi zayıflama ameliyatı da riskler taşır. Komplikasyonlar nadiren görülür; ancak obezite nedeniyle önemli hale gelebilir. Diyabet, hipertansiyon ve uyku apnesi gibi hastalıklar komplikasyon riskini artırmaya meyillidir. Titiz bir hasta hazırlığı ve uygun bir takiple riskler azaltılabilir. Ancak bilinçli bir karar alabilmeleri için ameliyat adaylarının tüm olası riskler konusunda bilgilendirilmeleri önemlidir.

Tabii ki yetenekli cerrahi ekibiniz komplikasyonları önlemek için elinden gelen her şeyi yapacaktır. Bir sorun meydana gelirse cerrahi ekibiniz sorunu hızla çözmeye çalışacaktır.

Obezite için cerrahi tedavi seçenekleri

Ciddi obezite durumunda bariatrik cerrahi adı verilen bir cerrahi çözüm bulunmaktadır. Aşağıdaki kriterlere sahip kişiler için uygulanır:

  • Vücut kitle indeksinin (BMI) 40’ın üzerinde olması veya BMI değeri 35 olup aynı zamanda tip 2 diyabet gibi ilişkili komplikasyonların bulunması
  • 18 ila 60 yaşında olmak
  • Psikolojik kontrendikasyonların olmaması
  • Spesifik bir cerrahi risk taşımamak

Bariatrik cerrahi yalnızca kişinin birkaç ay boyunca özel tıbbi tedavi kullanarak (diyetin izlenmesi, fiziksel aktivite ve psikolojik tedavi) kilo vermeyi deneyip başarısız olması halinde değerlendirilecektir. Ameliyat kararı hasta ile tedaviyi uygulayacak doktor, cerrah, endokrinolog, beslenme uzmanı ve psikolog veya psikiyatrist arasındaki görüşmelerin sonucunda alınır.

Kilo verme hedefleri

Obezite tedavisinin amacı, sağlıklı bir kiloya ulaşmak ve bu kiloyu korumaktır. Yeme ve aktivite alışkanlıklarınızı anlamanıza ve bu alışkanlıklarda değişiklik yapmanıza yardımcı olmak için diyetisyen, davranış danışmanı veya obezite uzmanı da dahil olmak üzere sağlık uzmanlarından oluşan bir ekiple çalışmanız gerekebilir.

Bariatrik cerrahi, belirli bir zayıflama miktarını garanti etmez. Ameliyat, zayıflamanın katalizörüdür; kilo verme hedeflerine ulaşmak ise hastanın kendi sürecidir. Başarı, kişisel motivasyona ve etkili davranış değişikliğine bağlıdır.

Riskler ve komplikasyonlar

Büyük ameliyatlarda olduğu gibi zayıflama ameliyatı da riskler taşır. Komplikasyonlar nadiren görülür; ancak obezite nedeniyle önemli hale gelebilir. Diyabet, hipertansiyon ve uyku apnesi gibi hastalıklar komplikasyon riskini artırmaya meyillidir. Titiz bir hasta hazırlığı ve uygun bir takiple riskler azaltılabilir. Ancak bilinçli bir karar alabilmeleri için ameliyat adaylarının tüm olası riskler konusunda bilgilendirilmeleri önemlidir.

Tabii ki yetenekli cerrahi ekibiniz komplikasyonları önlemek için elinden gelen her şeyi yapacaktır. Bir sorun meydana gelirse cerrahi ekibiniz sorunu hızla çözmeye çalışacaktır.

Categories
SMS - Baria

Baria-E-52 Ameliyatımın ayrıntıları: tüp mide

Ameliyatımın ayrıntıları: Gastrik Sleeve (Tüp Mide)

TÜP MİDE

Sleeve gastrektomi olarak da bilinen tüp mide ameliyatı, mideyi %80 oranında küçültür ve bu da tokluk hissinin oluşmasını hızlandırır ve iştahı azaltır. Ameliyat genellikle laparoskopik olarak yapılır ve tamamlanması 60 ila 75 dakika sürer. Diğer bariatrik prosedürlere göre daha kısa ameliyat süresi, daha az komplikasyon ve daha hızlı iyileşme süresi ile karakterize edilir.

Avantajlar ve dezavantajlar

Tüp mide ameliyatında bağırsaklara dokunulmadığından şekerlerin sindirilmesi için vakit vardır ve boşaltma sendromu  görülmez. Bu aynı zamanda vitamin eksikliği gibi komplikasyonların olasılığını da azaltır. Ayrıca bant yerleştirme ameliyatlarında olduğu gibi vücuda yabancı cisim implante edilmesiyle ilgili endişelenmenize gerek yoktur ve herhangi bir ayarlama işlemi gerektirmez. Tüp mide ameliyatında açlık hissine yol açan hormonun (Ghrelin) üretildiği mide bölümü çıkarıldığı için de ayrıca avantajlıdır.

Bu işlemin geri dönüşü yoktur; ancak baypas veya duodenal kapakçığa çevrilebilir. Çok büyük hastalar (> 160 kg veya BMI > 55 kg/m2) için iyi bir “ilk aşama” prosedürüdür. Herhangi bir bağırsak baypası yapılmadığı düşünüldüğünde daha büyük hastaların yetersiz kilo kaybı nedeniyle daha sonra ikinci aşama prosedüre ihtiyacı olabilir. Ayrıca dondurma veya diğer şekerli içecekler gibi gıdalardan gelen yumuşak kaloriler emilebilir ve kilo kaybını yavaşlatabilir.

Tüp mide ameliyatının en çok endişe veren komplikasyonu zımba hattında sızıntı yaşanmasıdır ve genellikle ameliyattan sonraki birinci ayda görülür. Bu durum yanlış yiyecekler yemenizden veya midenizdeki dokuların iyileşmemesinden kaynaklanabilir. Bu da zımbaların devaskülarizasyon uygulanmış ince dokudan ayrılmasına ve sızıntı yapmasına yol açar; mide sıvılarınız karın boşluğunuza gireceği için majör enfeksiyona neden olur.

Ameliyattan sonraki 12 ila 18 ay içinde fazla kilolarınızın yüzde 60 ila 70’ini kaybetmeyi bekleyebilirsiniz. Obeziteye bağlı diğer hastalıklarda tüp mide ameliyatı; diyabet, hipertansiyon ve uyku apnesinin çözümlenmesine ve yüksek kolesterolün iyileştirilmesine yardımcı olur.

Bu prosedür tüm bariatrik cerrahilerin %50-60’ını oluşturur ve yaygınlığı giderek artmaktadır. 

Tüp mide – kısaca

  • 1,5 yılda Fazla Kiloların %60-70’i verilir
  • Muz büyüklüğünde bir mide oluşturmak için midenin yaklaşık %80’i çıkarılır
  • Sindirim sürecinde önemli değişiklikler olmaz
  • Geri dönüşü yoktur; ancak başka bir prosedüre çevrilebilir
  • Erken dönem komplikasyon oranı düşüktür: En yaygın komplikasyon, genelde ameliyat sonrası birinci ayda meydana gelen zımba hattı sızıntısıdır
  • Diyabette %60-80’e kadar gerileme
  • Hiperlipidemide %80’e kadar iyileşme
  • Hipertansiyonda %60’a kadar iyileşme
  • Uyku apnesi  belirtileri iyileşir, CPAP ihtiyacı ve basıncı azalır
  • Minimum vitamin gereksinimleri: Multivitamin + B12 Vitamini